MÜZİKTE SOLO

Her sazın; yani bu bir bağlama, gitar, keman, çello,
piyano veyahut davul olabilir... Kısacası perdeli,
perdesiz, yaylı, vurmalı, üflemeli fark etmeksizin
solosu mevcuttur. Şöyle ki; bazen, bir müzik grubunu dinlediğinizde, konser öncesi ya da sonrasında ritim gitar da şu isim yazsa bile orada
kastedilen sazın ritim yönü ile kullanıldığır. Yoksa
pekala o enstrümanla da solo çalınabilir.

Esas değinmek istediğim konu ise, solonun bizlere yanlış aktarımı. Özellikle Anadolu Müziği'nde tek sesli oluşun dışına çıkmak, ekseriyetle o müziği bilerek veya bilmeyerek aslından uzaklaştırıyor, bozuyor.

Tabii ki bu müziğin devamı için, yine sanatçılar
icrada bulunacak!!! Lakin onu olduğu gibi, kendi yorumunu katmadan yapmalı. Aksi takdirde aktarılmak istenilen duygudan çok uzağa gidilme durumu söz konusu olur. Bu da oldukça tehlikeli şeylere yol açabilir. En elzemi de, o eseri çeşitli çilelerle besteleyen, yaşadığını o hâl ile anlatan kişiye ve o döneme dair olan tüm anılara zarar vermektir. (Burada belirtmek istediğim gerekli düzenlemeler değil elbette.)

Özellikle son dönemlerde, bırakalım sanatı hatta
müziği bir tarafa, gürültüden ibaret şeyler yapan
seviyesiz insan müsveddeleri, sırf ceplerini daha
çok doldurmak için insanların duygularını suistimal ediyor. Gelin bir de teknik (olmayan) kısmını inceleyelim isterseniz. Onlara eşlik eden gitaristler, davulcular vs... Onların derdi de aynı maalesef, kendi çıkarları.

Yani hem sanatçıyım diyeceksin hem de bir türküyü mahveden güruha eşlik edeceksin... Üstelik de virtüöz olarak nitelendiriliyor bu
zalimler.

Dinleyen kardeşlerimiz de; televizyondan, çevresinden duyduklarıyla, gördükleriyle bu kişi çok iyi gitar çalıyor-muş diye onu dinlemeye, izlemeye başlıyor. Birde etkilenirse onu örnek alıyor...

Oysaki o sazı çalan zat, bir sanatçı olsa zaten
orada çalmaz. Yine kendini kasarak hiçbir mahiyeti olmayan hareketlerde bulunmaz.

"Nitekim gerçek sanatçı, özünden haberdar
olduğu için, sazını da; sesiyle, s'özüyle, özüyle cem eder."

Ve biliyorum, çalıyorum, söylüyorum demez. Demez derken, bunu kibirli bir şekilde söylemez.
O, sadece işini en iyi şekilde yapmak için gayret eder. (Hangi seviye de olursa olsun.)

Onu da bilen bilir. Belki iki parmak hareketi
yapar ama öyle bir yerde öyle nahifçe yaparki onu
görmemek için kör olmak gerekir..

Zaten güzel olan öylesine aşikardır. Ekseriyetle
de kıyı da köşe de, dağ başlarında olur.

En çokta insanın içinde...

Şimdiden  Ramazan Bayramı'nızı en içten dileklerimle tebrik eder, sevdikleriniz ile birlikte nice sıhhatli ve huzurlu Ramazan ve dahi Bayramlar dilerim.

Sevgiyle, müzikle kalın.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Cem Akkaya - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Dibimde Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Dibimde hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Dibimde editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Dibimde değil haberi geçen ajanstır.