Atatürk’e Mustafa diyebilen tek adam

Selanik sokaklarında başlayan ve bir ülke kurmaya kadar uzanan bir yolculukta birbirine sıkı sıkıya bağlanmış iki dost…

Acaba Atatürk’ün en iyi arkadaşı kimdi” diye sordum kendi kendime. Biliyoruz ki birçok yakın arkadaşı var ve bu isimlerle ilgili pek çok bilgi, hatırat var. Kazım Karabekir Paşa’nın, Salih Bozok’un, Kılıç Ali’nin anıları var ve hepsi bir isme dikkat çekiyor ama geçiştiriyorlar o ismi. Nuri Conker o da. Atatürk’ün çocukluk arkadaşı olduğunu, neşeli, muzip, Atatürk’ün olmazsa olmaz dediği arkadaşlarından biri olduğunu biliyoruz sadece ancak hakkında çok fazla bir bilgi yok. İnsan bazen yerden o kadar fazla yükselir ki; etrafındaki bazı realiteler flulaşır. İşte böyle zamanlarda size isminizle hitap edecek sadık birine çok ihtiyaç duyar ve ona bağlanırsınız…” Atatürk çok küçük yaşta babasını kaybediyor, kardeşleri ölüyor. Üvey babası oluyor. Askeri okullarda büyüyor, annesinden-ailesinden ayrı kalıyor, tamamen kopuyor. Rol modeli alabileceği birisi de yok. Bu ve benzeri nedenlerle o yaşlarda Nuri Conker’le birbirlerine bağlanıyorlar.

Çocukluğunun Selanik’ini hatırlatıyor Conker ona. Birlikte İstanbul’a geliyorlar, aynı okullarda okuyorlar, Trablusgarp’ta birlikteler… Bir nevi kader arkadaşı oluyorlar birbirlerine. Kılıç Ali, Salih Bozok aynı zamanda Atatürk’ün yaverleri; Nuri Conker ise arkadaşı. Çok güçlü bir dostluk var aralarında. Özellikle günümüzde bazı insanlar güçlü bir ismin arkasına sığınarak birçok şey yapabiliyor, yaptırabiliyor. Nuri Conker’in yer aldığı fotoğraflar bile çok az. Cumhuriyet kurulduktan sonra Atatürk, uluslararası alanda çok tanınan bir kişilik oluyor ve o fotoğraflarda Nuri Conker’i göremiyorsunuz. Sadece halkın arasına girdiği zaman, dost meclislerinde görebiliyorsunuz. Ama ne zaman ki iş resmiyete dökülüyor, fotoğrafların hiçbirisinde Nuri Conker yok ama Salih Bozok var, Kılıç Ali var.

Kalabalık bir dost meclisinde Atatürk, Falih Rıfkı Atay’la atışan Nuri Conker’i sofradan kaldırır. Conker de sesini çıkarmadan gidip yaverin odasında oturur. Atatürk bu duruma üzülür ve Conker’i geri çağırır. Conker gelir ve sessizce oturur masaya. Atatürk de arkadaşına jest olması açısından garsonu çağırır ve Conker’e içki vermesini söyler. Nuri Conker de tepsiye yumruk atıp “Paşam öyle de yapmayın, böyle de yapmayın” der. Düşünsenize, Atatürk’ün karşısına gelip tepsiye vurabilecek bir adam Nuri Conker. Bence tamamıyla kendilerinin bilinçli tercihi. O dönemdeki arkadaşlıklar da şimdiki gibi değil, çok sağlam. Çünkü savaş yılları, silah arkadaşlığı diğer arkadaşlıklara çok fazla benzemiyor. Farklı bir bağlılık. Annesinden sonra Atatürk’e ” Mustafa” diyebilen evrendeki tek adam.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Okan Onur - Mesaj Gönder

#

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Dibimde Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Dibimde hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Dibimde editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Dibimde değil haberi geçen ajanstır.