Çağın çarkları arasında peygamber algımız

Geçtiğimiz günlerde sözde profesörün birisinin Peygamberimiz’in (s.a.v) mübarek babası hakkında akla hayale sığmayacak çirkinlikte sözler yazdığı bir kitabı gündeme geldi. Halkın tepkisi ile yetkililer harekete geçerek bu sözde din ve ilim adamı hakkında çok geçmeden yasal işlem başlattılar. Çağ değişse de değişmemesi gereken değerlerimizi de çağın çarkına vermeye niyet ettiler belli ki. Oysa Üstad Necip Fazıl Kısakürek, edebinden ve saygısından hiçbir kitabında âlemlerin Efendisi Resulullah Efendimiz’in (s.a.v) mübarek ismi şeriflerini olduğu gibi yazmamıştır. “M…” şeklinde ifade etmiştir. Bir kesimin herhangi birini andığı gibi anmaktan haya ettiği, gözünden sakındığı âlemlerin Sevgilisi’nin (s.a.v) o mübarek ismini kimi nasipsizler de var ki kendi hastalıklı düşünceleri ile bir arada anabiliyorlar.
Anadolu insanımızın bu konudaki irfanını ve hassasiyetini daha da pekiştirmek adına Anadolu’da yaşanan bir olaydan bahsetmek istiyorum. M… isimli birisi bir cinayet işler ve ölen adamın karısı olayı duyunca “M… adından utan şimdi ben sana ne diyeyim?” diye feryat eder. Kocasını öldüren katilin dahi adı M… diye ona hakaret edemeyen insanların memleketinde şimdilerdeyse sırf adının önünde profesör yazan unvan adamları çıkmışlar o mübarek ismi nice yürekleri dağlayacak mesnetsiz şeylerle anıyorlar. Bu da bizlere insanlardaki cehli kitapların her zaman götürmediğini tam tersine yeri gelince cehaletine cehalet kattığını gösteriyor.
Gün geçmiyor ki bu konuda mesnetsiz fikirleri ile başka birisi çıkmasın. Buradan da anlıyoruz ki savaştığımız kişiler değil, bir zihniyettir ve silahımız top, tüfek, mermi değil düşüncelerimiz, sözlerimiz yani kalemimizdir. Bizim silahımız kafa yarmaz ama gönüllerde yara açar. Zaten cezalardan maksat da gönülde açılacak yarayı hızlandırmak değil midir? Diğer türlü suçlu cezasını çektikten sonra değişmiyorsa gönlünde bir yara açılmıyorsa ceza pek de bir işe yaramamış demektir. Konudan çok sapmadan sizlere bu iddialarda bulunan insanların bir nebze düşünseler bunun böyle olmadığı kanaatine varacakları bazı argümanlar sunmak istiyorum.
Bunlarda ilki ve en basiti şudur ki eğer bu durum denildiği gibi olsaydı şimdiye kadar elbet bir şekilde ortaya çıkar, bu kişinin keşfine kalmazdı. Düşünün ki Hz.Resulullah’ın (s.a.v) yaşadığı dönemde böyle bir şey varsa o kadar düşmanından birisi çıkıp bunu kullanmaz mıydı?
Diğer taraftan gelişim odaklı bilim insanlarının büyük çoğunluğu çocuk yetiştirme, ebeveynlik ve daha genel aile işlevlerinin kuşaklar arasında aktarıldığını kabul ederler. Kimi alimlere göre ise zina yapan birinden doğan yedi nesilden vatana, millete, insanlığa bir fayda gelmez.
Aslına bakarsak bu kişiler Hz.Resulullah’a (s.a.v) değil Allah’ iftira etmektedirler. Çünkü Hz.Resulullah’ın (s.a.v) kendi doğumuyla alakası yoktur, durum Allah ile alakalı bir durumdur. Allah’ın peygamberini temiz anne ve babadan olduramayacağı düşüncesidir bunları yazdıran. Hristiyanlar da Allah’ın babasız çocuğun doğuşunu mümkün kılabileceğini anlayamayınca baba oğul kutsal ruh üçlemesi yapmışlardır.
Mevzu o kadar çirkin ve ağır ki bağdaştırıp söz söylemeye dahi elim varmasa da yazmak durumundayım. Teşbihte hata olmazsa düşünün ki âlemlere oluk oluk rahmet sunulacaksa bu rahmet en temiz, en pak olandan sunulacaktır; hem mahiyeti ile hem de soyu sopu ile… Üst paragraftaki bilgiler ışığında zaten denilen şeyin namümkün olduğu gözler önündedir.
Salat ve selam Âlemlerin Sevgilisi’nin üzerine olsun.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Meral Akbıyık - Mesaj Gönder

#

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Dibimde Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Dibimde hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Dibimde editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Dibimde değil haberi geçen ajanstır.