KAR.

Uzun zamandır beklenen karın yağmasıyla ülkeyi ve gönüllerimizi bir bayram havası kapladı. Camdan, balkondan hasret kaldığı birinin gelişini karşılar gibi karşılayanlar, masum sevinçleriyle sağa sola koşuşan çocuklar…
Anlaşılan o ki coğrafyaya merhamet olarak gelen kar, 2020’nin ardından bunalmış gönüllerimize de birer muştu gibi düştü.

Dışarıda kar yağarken, benimse içime gökten kelimeler yağıyor. Bir taraftan Erdem Beyazıt sesleniyor:
“Tabiat bir bembeyaz gelinlik giymiş gibi
Yüzüme kar yağıyor sanki elinmiş gibi“

Diğer taraftan İsmet Özel ses veriyor:
“Kar yağarken kirlenen bir şeydi benim yüzüm
Her sevinç nöbetinde kusmak sunuldu bana”

En derinimden ise mutasavvıf Ahmet Elçi sesleniyor:
“Karanlık bir gökyüzünden düşen ve kararmış toprağa beyaz gelinlik giydiren kar tanelerini görüp de rahmetinden nasıl şüphe edilir ki?”

Ve bir inşirah ferahlığı kaplıyor içimi. Konvoylar meşelikler arasından geçedursun benimse zihnimde düşünceler geçit vermez bir hal alıyor. Hayatın nemli taraflarındaki tüm yaprakları kaldırıyorum. Çünkü artık korkmuyorum. Demiyor muydu Rab:
“Biz senin yükünü hafifletmedik mi?”
“Elbette zorlukla beraber bir kolaylık vardır.” diye.

Kararmış bir zamanda kararan gönlüne merhametin oluk oluk yağışını yaşamayan var mı sahi? Hani o en dayanamadığınız anda şafak sökmedi mi, ferahlamadı mı gönlüleriniz gerçekten? Herkes bunu muhakkak yaşamıştır hayatında.
/Yaşamayan varsa eğer; kalbine kan pompalayan bir makine olmaktan başka bir işlev daha kazandırmanın yollarını arasın derhal./
O şafak hiç sökmedi diyenleri duyar gibiyim. Korkmayın. O şafak er yada geç sökecek. Sizin de yüreklerinize o rahmet sağanak sağanak yağacak. Yeter ki rahmeti nereden isteyeceğimizi bilelim.

Tüm şafaklar aydınlık ama içim hala karanlık diyenler varsa ki var biliyorum; işte onların tek çaresi var ki o da “Aşk”. Aşk deyince o sizin bildiğinizden değil. Gönle inecek olan en büyük rahmet olan Aşk. Bir insanın şu hayatta hissedebileceği en yüce duygu olan Aşk. Onun arayıcısıysanız eğer bulana kadar hayatta neyi elde ederseniz edin tatmin olmamışsınızdır ve elde edemediklerinizi elde edince de tatmin olmayacağınızı peşinen söylemeliyim.
“Ya Rabbi bana örtülü olan sevgililerinden birini göstermeni istiyorum. Bu uğurda canımı vermeye dahi hazırım.” diyen ruhunuz, sesini size duyuruncaya kadar daraltacaktır sizi. Tıpkı annesi karnını doyurana kadar ağlayan bebek gibi.
Ve anlayacaksınız ki zorlukla beraber olan kolaylığın müjdesinden başkası değilmiş zorluk. Bu yüzden ki, daralmışsanız korkmayın. Sevinin! Genişleyeceğinizin müjdesini taşıyordur aynı zamanda içinde. Dayanamıyorum dediğiniz ne varsa şifasının da var olduğunun sırrını taşır içinde. Bilin ki yaşadıklarınız sebepler aleminde gönüllerinize sunulacak rahmetin ayak sesleridir.
Ve günü gelince sizler de diyeceksiniz ki; karanlık dünyamıza ve kararmış gönüllerimize “Aşk”ı yağdıranın merhametinden nasıl şüphe edilir ki?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Meral Akbıyık - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Dibimde Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Dibimde hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Haber Dibimde editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Dibimde değil haberi geçen ajanstır.