Sare Bilgen Yazdı: “Hüzün Adası”

Geçenlerde bir Düğün merasimine katıldım. Arabadan İner inmez çalgı sesleri duyuldu. Yüksek ses, sanırım düğünlerin vazgeçilmezi. Ses ne kadar yüksekse sanki insanlar o kadar eğleniyormuş gibi lanse ediliyor. Maalesef öyle değil. Bence biz iç sesimizi bastırmak için dış sesimizi yükseltiyoruz.

Neyse sonra girdik içeriye. Bir saat boyunca nasıl yağmur yağdı nasıl! Her yer ıslak bir de kır düğünü olmasın mı! Eyvah!

Eş dost tanıdık ararken oturduk bir masaya. Yağmura rağmen ortada bir çadır kurulmuş. Çadırın altında oynamaya devam eden insanlar…

Bir an düşündüm insanlar ne kadar eğleniyor görünseler de bir kısmının yüzünde silik tebessümler, peşine eşlik eden yalancı kahkahalar. Belki de kimi darda sıkıntıda. Mutlu olmayı istiyor, burada oynayarak olumsuzlukları atabileceğini sanıyor. Yüzlerinden hepsi okunuyor.

Kimilerinin belki işleri kötü, kimilerinin çocuğu hasta, kimi eşi ile kavgalı. Bu kişiler mutsuz. Ama ne hikmetse o müzik ile iyi olmaya çalışıyorlar. Peki müzik tedavi mi ? İyi geldi mi?

Yerler halen ıslak. Yer yer su birikintileri var. Gelin ve damat bu özel günü bozulmasın diye bozuntuya vermiyor. Oynayan misafirlerin bir kısmının ayakları ıslandı bile ?

Ortada oynayan 2-3 yaşlarında bir çocuk dikkatimi çekiyor. Su birikintilerinin üstüne atlayarak Kahkahalar atıyor. Duruyor, geri çekiliyor ve bir daha suyun üzerine zıplıyor. Zıpladığı her an mutlu ve yüzünde gülücükler açıyor. İşte bu! diyorum. Gerçek mutluluk Şu çocuğun ki. O kadar masum. Su onu öyle mutlu etmiş ki etrafındakileri görmüyor bile Sadece su ile meşgul.

Bizler de böyleyiz. O kadar çok düşünüyoruz ki Kim ne demiş? ne yapmış? Başkasını düşünmekten kendimizi unutuyoruz!

Sevdiklerimize o küçük çocuğun suyu her haliyle sevdiği gibi Sevsek. Bizi ıslattığını bile bile bizde suya Müptela olsak. Üzülmeden kırılmadan çocuk masumluğunda bazı yaşananları sevip sahip çıkabilsek nasıl olurdu?

Sahi gerçek mutluluk neydi?

Hüzün Adası da böyle! Kimi olayları büyütüp çözüm aramayınca bulunduğu adadan çıkıp karayı bulamadan boğuluyor. Kimi bu ıssız adadan kurtulmak istese de tembellik edip kıyıyı uzak görüyor. Hareket etmek ve etmemek arası kararsız. Ama o Hüzün Adası’ndan kurtulanlar işte onlar Azimli, Gayretli ve sabırlı kişilerdir. Hüzün adasında boğulmayın. Çözümler arayın. Sizlerde bu hayata kulaç atarken unutmayın yalnız değilsiniz ?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Sare Bilgen - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Haber Dibimde Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Haber Dibimde hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Haber Dibimde editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Haber Dibimde değil haberi geçen ajanstır.