- SESSİZLİK - Haber DibimdeHaber Dibimde

21 Ekim 2021 - 13:46

– SESSİZLİK –



– SESSİZLİK –
Son Güncelleme :

12 Ekim 2021 - 14:00

sakaryaweb

sakaryada yaşanan olaylar köşe yazımızda

Müzik… Sahi müzik ne için var ?

 

Daha önceki yazılarımda insan ruhuna ve bedenine faydalarından bahsetmiştim ki bu
bilimsel olarakta ispatlanmış bir şey. Özellikle
sanatın zirve yaptığı Osmanlı döneminde diğer
tüm sanat dalları gibi müzikte zirve yapmıştı.

Biraz daha geriye gidince de gerek doğu da gerekse batıda yine çok büyük müzisyenler ve onları yetiştiren Sanatçıların mevcut olduğunu görmekteyiz.

Hattâ daha da geriye gidelim isterseniz;

Bir önceki yazımda hiçbir enstrümanın insan sesine ulaşamayacağını ve bunun sebeplerini
açıklamıştım. Bu sefer en geriye götüreceğim sizleri, sessizliğe..

“Çünkü en büyük müzik sessizliktir. Sessizlik olsaydı müzik ortadan kalkacağı için geriye sadece mükemmellik kalırdı.” diyor sevgili Erkan Oğur.

Sesin olduğu yerde sessizlikten bahsedemeyiz elbette.

Peki bu sesler nerden geliyor ?

İnsan, hayatı boyunca birçok olayla karşılaşır; işte burda kimi insan duygularını müzikle, kimisi şiirle, kimisi resimle ve dahi çeşitli şekillerde aktarmaya çalışır.

Burda önemli olan büyük oranda kişinin ne yaşadığı değildir, bu olayı yaşatandır. (Yaş’atan)

Parantezde belirtmek istediğim;

“Gerçek Sanatçının gözyaşı dökenin olduğu..”

Ve tüm sesler, sessizlikten geliyor.

En başa dönecek olursak, insanın bir şeyler üretmesi için bazı olaylar yaşaması gerekir.
Bittabi bunun da olabilmesi için;

“İnandığı gibi yaşaması gerekir.”

Neticede insanın müzik yapmasının birçok sebebi ve faydası olmasının yanı sıra en elzem sebebi acziyetidir.

Perdesiz enstrümanların diğer enstrümanlardan farkını açıklamaya çalışmıştım sizlere.

Bunun en güzel ve en yakın örneği yine sevgili Erkan Oğur’un 1976 senesinde perdesiz gitarı icadıdır. Kendisinin de söylediği gibi enstrüman sadece ihtiyaç için üretilmiştir. Buna perdesiz enstrümanlar da dahil. Perdesiz gitarı icat etme sebebiyse batı enstrümanlarıyla doğu müziğindeki makamların çalınamayışıydı.

Yine bir uğraş var !

Ve meyvesinden kimler kimler istifade etti.

Bu tarz sanatçılar, düşünen ve gerçek Sanatçının kim olduğunu anlayan insanlardır.

Yani bugün bize müzik diye sunulanlara bakacak olursak;

Bir kere neredeyse 100’de 90’ı bırakın sanatı, müziği, sadece afaki gürültüden ibaret. Bunun sebebiyse yozlaşmak.

Gerçek müzik adına hiçbir eser ilk hali kadar güzel değildir, olamaz da.

Hatalar olsa bile mi ?

Evet; çünkü müziğin ilk hali olduğu gibidir yani doğaldır.

Burda anlatmak istediğim;

“En güzel işler insan eliyle olur ama yine bir Sanatçının eliyle.”

Diğer bir yönüyle de yine müzik icra etmek isteyen bir insan çeşitli sesler çıkaracağı için orada kusursuzluk ihtimali olmadığı gibi eseri her tekrar edişinde daha da bozulacaktır. Hele birde o eseri bir başkası tarafından değiştirilerek çalınırsa hatırlanmayacaktır bile.

Bugün hâlâ Aşık Veysel’den bahsedişimizin yegane sebebi icra ettiği müzikten ziyade kişinin kendisinin değerli oluşudur. Yoksa sizlerinde bildiği üzere Aşık Veysel bir konservatuar eğitimi almadı hattâ nota dahi bilmiyordu. Fakat icra ettiği eserler doğal olduğu ve aslı gibi aktarıldığı için hâlâ da değerli ve öyle de kalacak. (Tabii ki eserleri yine bazı niteliksiz yorumlamalara da maruz kaldı maalesef.)

Evet, Erkan Oğur ses ve sessizlik arasında gelip gittiğini fark etti. Şimdiyse sessizlikten sessizliğe gittiğini biliyor.

Sözlerimi Aşık Veysel’in dizeleriyle bitirmek istiyorum;

“Anılmazdı Veysel adı
O sana Âşık olmasa”

Sevgiyle kalın.

 

sakaryaweb reklam3 799x90

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
sakaryaweb reklam4 350x250
sakaryaweb reklam5 350x250